Toplu mahallesi muhtarı Ahmet Süer ile bir söyleşi.
Toplu mahallesi muhtarı Ahmet Süer ile bir söyleşi.

31 mart 2024 Mahalli İdareler seçimlerinde Alaçam'ın sahil bandındaki şirin köyü,şimdilerde mahalle diye söyleniyor Toplu mahallesine Muhtar seçilen Ahmet Süer ile yaklaşık bir yıllık süre içerisinde yaptıkları ve yapmayı planladıkları hakkında bir söyleşi yaptık.Başardıklarıyla sevindik,problemleriyle üzüldük.Özellikle Alaçamın kanalizasyonunun arıtılmadan orada bulunan kanala deşarj edilmesi işinden bir an evvel vazgeçilmesi ya da arıtma tesisinin işlevini yerine getirmesi elzemdir.
Evet Ahmet bey,sorumu soruyorum.Neden muhtar oldunuz?
'' Neden muhtar oldum? Köyümde sıkıntılar çoktu.Örneğin bir su sorunumuz vardı.Aşağı yukarı bu 20-25 senedir ben bu problemi yaşıyorum.Su sorunu çok büyük bir sorundu.İkincisi Köyümün mezarlığı çok berbat bir durumdaydı yani Hatta muhtar oldum iki ay sonra Garnizon komutanı geldi cenazemize utandım. Üçüncüsü okul olayımız vardı.Okul orası bizim Atatürk heykeli görülmüyordu.Yani dikenler okulun olduğu yer görülmüyordu.Çok atıl durumdaydı.Ve su olayını çözdük şükrolsun.Beş ay sonra. şu an musluklarımız patlayacak şekilde su akıyor. Allahıma şükürler olsun.Samsuna belki 20 defa gitmişimdir.Saski il müdürüne.Milletvekillerini aradım.İsteğimiz su hattımızın Doyrandan ayrılmasıydı.Yani depo çıkışından doyrandan tek hattan köyümüze su geliyordu.Doyran suyu harcıyor bize su kalmıyordu.Biz bunu 1800 metre depodan ayrı bir çektik.O hattan köyümüze su geliyor.Şu anda su sorunumuz kalmadı.İkinci okulun olduğu yeri İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne müracaatta bulundum.Bu okulun muhtarlığımıza verilmesi için.Sağolsun yardımcı oldular.Valilik yazısıyla 4.400 metrekare okulun olduğu yeri köyümüz mühtarlığı adına aldım.Yaklaşık 40.000 lira bir masrafla bahçeyi temizlettik.Şu anda okulumuz meydana çıktı ve en büyükte bana acı veren şey Atatürk heykelinin dikenler arasında kalmasıydı.Buraları temizlettik.Şu anda okulun olduğu yer köy muhtarlığına ait.Şu anda boş.ancak orayı sosyal tesis yapmak için, düğün salonu en az iki milyon lira civarında bir maddiyata ihtiyaç var.Oraya bir tane yazlık düğün salonu bir de sosyal tesis şeklinde içeriye il dışında insanlarımız var.Köyde evi olmayan falan en az bir, üç veya dört oda misafirhane şeklinde böyle bir şeyler var aklımda.Gelelim mezarlık olayına Sosyal medya hesabından resimlerini atıyorum.Niye atıyorum onuda Ben yapmadım bunu yani gurbetteki köylülerimiz, köyümüzdeki hayırseverler sayesinde yaptık.Yaklaşık 500.000 lira civarında masrafımız oldu.İçerisinin temizliği duvar örülmesi kafes teliyle çevrilmesi bu civarda bir masrafımız oldu.Bitti mi işimiz?Bitmedi.Şimdi inşallah caminin yanına birer tane Muhtarlık binası ve kütüphane yapacağız. Mezarlıklar bitti inşallah havalar açılınca imkanımız var.Proğramımıza koyduk ve onu yapmaya başlayacağız.Söylemiştim Benim muhtarlık ek işim olmayacak.tek işim olacak.Bu güne kadar da bu istikamette çalıştığıma inanıyorum.Allah razı olsun ben şunu her zaman diyorum.Gurbetteki köylülerimiz.beni yolda bırakmadılar.Bu işler hep maddiyatla oluyor.Ara sıra videolar atıyorum bunu sakın zannetmesinler ki yaptıklarının reklamını yapıyor. Ben köylümle birlikte yaptıklarımı gösteriyorum.Duracak değiliz Tabiki.Allah izin verirse yine hizmete devam.Muhtarlığa ek iş olarak değil tek işim olarak başladım.Allah nasip ederse ben sevmiyorum koltuğa yapışmayı sevmiyorum.İnşallah bu hedeflerime yaklaşık dört sene içerisinde ulaşacağım.Allah nasip ederse. Yarım işim kalmayacak inşallah.Yine diyorum ben Bu muhtarlığın ne maaşına ihtiyacım var.ne de karıyerine ihtiyacım var Ben muhtar olmadan önce de köyümün işlerini görüyordum.Allah razı olsun bazı siyasilerimizden Sözümüz geçip bazı işlerimizi yapıyorduk.Çok büyük bir sorunumuz daha var.Büyük değil çok büyük yani.Köyümüze Alaçamın pisliği akıyor şu anda.Yani Alaçamın çok affedersiniz lağımı bizim toplu köyü, fundaağzı mevkiindeki kanala akıyor.Ben bunun için çok müraacatlarda bulundum.Sayın vekillerimize Saski müdürlüğüne Büyükşehir belediyesine Şu anda herhangi bir gelişme yok.Peşini bırakacakmıyım? Bırakmayacağım.Bu işin peşini bırakmayacağım.Biz çocukken o kanalda balıklar tutardık.Şu anda o kadar acı birşey ki,O tarafa hayvanlarını gönderen şahısların ineklerinin sütünü alamıyoruz.Çünkü o kanaldan su içiyorlar.Bu bizim köyümüz için çok kötü bir şey.Çok yanlış birşey.İnşallah bunun peşindeyim.Gerekirse Ankara'ya kadar gideceğim.Aynı zamanda yazın köyümüze gelen nülki amirlerde aynı şeyi diyorlar köyümüzde yazın kokudan durulmuyor.Toplu köyümüz manzara olarak Alaçamın en güzel köyü diyebilirim Ama o kanalın pisliğinin kokusundan maalesef duramıyoruz.O nedenle yetkililerin bu problemimizle biraz daha yakından ilgilenmesi gerekir diye düşünüyorum.''
Yapılan işler için vatandaş adına teşekkür ediyorum.Planladığın işleri de yapacağına inanıyorum.Kanalizasyon problemininde bir an önce çözüme kavuşturulmasını temenni ediyorum.