26 Ağustos 2026 - Çarşamba

PKK VE KÜRT SORUNU

PKK VE KÜRT SORUNU

Yazar - Turan Tok
Okuma Süresi: 4 dk.
208 okunma
Turan Tok

Turan Tok

-
Takip EtGoogle News

                PKK VE KÜRT SORUNU

            PKK; Anadolu, Hıristiyanlığın kutsal topraklarıdır “KÂFİR TÜRKLERE BIRAKILAMAZ.” diyen haçlının ürünüdür.

            PKK; Abdullah Öcalan’ın, dağdaki kiralık katil sürüsünün ve meclisteki sahibinin sesi olanların kontrolünde bir hareket değildir. Onlar isteseler de PKK’yı kuran güç istemedikçe silah bırakamazlar.

            Maşanın görevi maşalık yapmaktır. Esas olan maşayı tutan el ve onu kullanan beyindir. Onları görmek tanımak gerek…

            PKK’yı kuran güç, 1071 Malazgirt zaferinden sonra bizi bu topraklardan atmak için yalınayak, baş kabak Hıristiyan dünyasını dolanıp haçlı seferlerini düzenleyen Papalık ve idareci güçlerdir.

            Bu toprakları önce vatan, sonra haçlıya mezar yapan alevi, Sünni, Türk, Kürt, Laz, Çerkez kardeşliğinin bozulup birbirine kırdırılarak asırların intikamının alınmaya çalışılmasıdır.

            PKK, Selçukludan Osmanlıya, Osmanlıdan Cumhuriyete uzanan her dönemde Anadolu’daki varlık ve birlikteliğimizden rahatsız olan AB ve ABD’nin kurduğu haçlı orduları ve haçlıların kurduğu paralı birlikleridir.

            PKK, Kürt kimliğiyle maskelenen Kürt ve Türk düşmanıdır. PKK’lıyı Kürt ve Kürt’ün temsilcisi gibi görmek Kürt kardeşlerimize, bu millete ve bu ülkeye yapılacak en büyük ihanettir.

            Kürt’ü PKK’lının yanına koyanlar ve “En iyi Kürt ölü Kürt’tür,” “Kürt’ün evliyası olmaz” diyenler gaflet, dalalet ve sapıklık içinde olan ahmak ve aptallar sürüsüdür. Bunlar hain değilse gafil ve cahildirler.

            

            PKK terör örgütünün anahtar kelimesi “Demokrasi”, “Demokratikleşme”  ve “Özgürlük” tür. En tabii insan hakları olan bu kelimeler arkasına saklanılarak taraftar toplamaya, düşüncelere hükmedilmeye, ülkeyi bölmeye çalışılıyor...

            Ne yazık ki, terör sorununu ‘Kürt sorunu’, ‘etnik sorun’, ‘demokratik sorun’ olarak sunan siyasetçilerimiz PKK’nın estirdiği rüzgâr yönünde yelken açmakta, oy toplama adına bastıkları dalı kesmekteler. 

              Teröristler şehitlikler açtı, vergi topladı, mahkemeler kurup yol kontrolleri yaptılar. Ülkenin topraklarında kurtarılmış bölgeler ilan edilerek etrafına mevziler, altına tüneller kazdılar, gören, bilen, duyan olmadı.

                         PKK için “üç buçuk çapulcu” denilerek geçiştirildi. Huzurun tesisi için ‘din kardeşliği’, ‘çözüm süreci’, ‘barış süreci’ başlatıldı. Bu süreç içinde Habur, Oslo, İmralı ve mezara kadar denilen Dolmabahçe mutabakatlarıyla gizli ve açık anlaşmalar yapıldı.

            Kardeşliğin tesisi için 2009’da ‘Kürt açılımı’, arkasından ‘Demokratik açılım’ başlatıyoruz denildi. Anayasadan “TÜRK” adı çıkarılırsa ‘demokratikleşme’, ‘özgürlük’, ‘eşitlik’ ve kardeşliğin sağlanacağı beklenildi.

             Kardeşlik sağlanamadı, verildikçe daha çok istendi. Çözüm diye çare arayanlar ülkenin çözüldüğünü beşli onlu şehitler gelince gördü. Ancak, çözümsüz çözüm çöpe atılamadı, buzdolabına koyduk denildi!

            Silahlar teslim edilerek çözüm gelecek denildi; silahlar teslim edilmedi, yeni silahlar alındı… Patronlar değil, maşalar muhatap kabul edilip Kobraya Bay Lord denildi ama yılanın huyu değişmedi.

            Kahraman asker ve polisimizin kanı canı pahasına PKK üzerinde oluşturduğu baskı neticesinde PKK’ya büyük zayiat verdirildi. 50 yıldır PKK ile diz çöktüremeyenler kaleyi içten fetih için ‘yeniden barış’, yeniden ‘silahların teslimi’ ve ‘çerçeve anlaşma’ diyerek yola çıktılar...

            Siyasetçilerimizin siyasi çıkar hesaplarını rafa kaldırıp, T.C. Devletinin ve Türk milletinin, Türk vatanının bekası için güvenlik güçlerimizle el ele verildiğinde PKK’nın belinin kırıldığı tescil edildi.

             PKK patronları taktik değiştirip tekrar 106 yıl gerideki Sevr Anlaşmasının şartlarına dönerek yola devam etmek istemektedirler. Bunlara dur demenin yolu Lozan’ı sorgulamak, sorgulatmak değil, “Lozan, olmazsa olmazımızdır demektir.”

               

Turan Tok

Yakakent/ Kozköy

            

 

#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.