GENÇLERLE BAŞBAŞA
GENÇLERLE BAŞBAŞA

Turan Tok
-
Kanının çağlayanlar gibi deli aktığı yaştasın! Onun için sana DELİ- KANLI denildi… Gençsin, dinçsin, enerjiksin, iğneyle kuyu kaz deseler kazar; Ferhat gibi dağları del deseler delmek için yola çıkarsın; çünkü sen DELİ-KANLISIN!
Delikanlım, genç kızım! Sizler bizim geleceğimizin ümidi, devletin bekasının sigortasısınız. Unutmayın, milletlerin geleceği gençlerinin omuzlarında taşınır, oradan yükselir…
Bütün dünya bunu böyle kabul edip, böyle bilir… Onun için bütün kötülük merkezleri senin etrafında pervane olup döner, dolaşır, seni bulur!.. Çünkü sen milletin en kıymetli hazinesisin!..
Hazine olurda göz diken olmaz mı? Bütün sahtekârlar, hırsızlar, arsızlar, namussuzlar sana göz dikmiştir; hepsi başka şekilde yaklaşıp seni çalmaya çalışacaktır!..
O köprülerin üstünden geçtik, tecrübe ve düşüncelerimizi yazalım istedik. Sizden isteğimiz çok okuyup, sorgulayıp bilgi sahibi olmanızdır. Unutmayın, davul ve boş tenekeler çok ses çıkarır.
İnsanın ve insanlığın değer ölçüsü; güzel ahlaklı, adaletli, doğru, dürüst ve iyi insan olmaktadır. Hz. Muhammet(sav) “ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” der ve güzel ahlaklı olmayı; “Elinden, dilinden ve hareketlerinden bütün insanların emniyette olduğu kimsedir” diye tarif eder.
Güzel ahlakın olmazsa olmaz kuralı ise; “Kendi için istediğini diğer insanlar için istemedikçe olgun ve mükemmel bir insan ve Müslüman olamazsın” kuralıdır.
Daha çarpıcı olarak verilen mesaj ise dinli olsun, dinsiz olsun ayırım yapmadan “Komşusu aç iken tok uyuyan bizden değildir” dediği çağlar üstü mesajıdır.
Delikanlım, genç kızım, M. Kemal, “Bizim dinimiz dinlerin en mükemmelidir, en mükemmeli olmasa sonuncusu olmazdı; ancak asırların verdiği tahribatla dinimizin sıvalarında döküntüler olmuştur, Allah nasip ederse dinimizi aslına uygun olarak yeniden ele alacağız” der. Kuran’ın meal ve tefsiri ile hadislerin Türkçelerini bastırıp parasız dağıttırır.
Asırlarca evlerde Kuran oldu, ancak Müslümanlar Kuran’la olamadılar. Kur’anlar hep okundu ama bin yıllık tarihimizde kitabımızın Türkçe olarak ne söylediğini bilmedik, Kur’an’ın mesajlarına uzak yaşadık!
Kuran’ın değerleri din bezirganlarının geçim aracı olurken, siyasete monte edilip inançlar sömürüldü. Dini siyasete basamak yapanlar dindar sanılıp arkalarında huzur arandı…
Doğruları, dünyanın gerçekleri ile kitap ve sünnetin değerlerinde arama yerine siyasi ve dini kalpazanların sözlerinde arayıp birbirimizin boğazına sarıldık…
Siyasetçinin, şeyhin, Hoca efendilerin, üstat denilen şaklabanların dinden çıkaran sözlerinde hikmetler ararken inancımıza aykırı, dinden çıkaran sözler karşısında sustuk, onlara destek verdik, Allah’a vereceğimiz hesabı unuttuk…
Kendi dilimizle okuyup anlayacağımız bir tefsirimiz olmadı… Erkeklerde yüzde yedi sekiz, kadınlarda binde dört okuyanı yazanı olan bir toplumu utanmadan aydın nesil ilan edilip “bir nesil bir gecede cahil bırakıldı” deyip Kuran’ın “OKUMAK ve YAZMAK” mesajlarına kulak vermedik.
Gençler, sizlere sahip çıkma adına beyninize ipotek koymaya kalkanlar olacaktır. Bunlar genelde dinden geçinen, cennetin tapusunu ele geçirmiş, parsel, parsel satışını yapanlardır. Neyi okuyacağına, kimi dinleyeceğine kararı onlar verir. Sohbet adıyla beyin yıkama, yönlendirme operasyonları ve toplantıları yapılır…
Bunlar tatlı dilli, güler yüzlü, sevecen, melek huylu, sözde inancınızı ve vatanı kurtarmanın kara sevdalılarıdır… Dillerinden Allah ve peygamber sözleri hiç düşmeyen, rollerini iyi oynayıp malı besmele ile götüren sahtekâr aktörlerdir…
Her birisi kendisini asrın görevlisi, insanlığın kurtuluşunun reçetesi diye sunar… Tavsiyem, Bir kapıya kul olmadan, Allaha kul olmanın yolunu arayın, okuyun ve doğruyu bulun! Okurken peşinen kabul etme veya reddetme yerine, akıl süzgecinden geçirin…
Şeyh, kutup, kutuplar kutbu gibi tanıtılan efendiler kendilerine bağlananların teslimiyetlerini cenaze yıkayanın elindeki ölü gibi görmeyi isterler.
Düşünüp, sorgulayanı sevmezler, sorgulama yerine kendilerine bağlılık isterler. Böylelerini gördüğünüzde şeytandan kaçar gibi kaçıp oradan uzaklaşın!..
Gençler! Kurtuluşun adresi, efendiler efendisi Peygamber efendimize gelenler ve onun söyledikleridir… Sohbet adı altında yapılan toplantılarda Peygamber efendimizden çok, başka efendilerin ismi geçiyor, peygamberimizin ismi ikinci plana atılıp gölgede kalıyorsa o kapıdan hemen uzaklaşın!..
İlim torbanızı bilimle doldurup, değişik görüşteki insanları dinleyerek, akıl süzgecinden geçirerek C. Hakkın “düşünmez misiniz”, “düşünesiniz diye” fermanlarını hatırlayın. Bunun için erinme, ehlinden daima ilim öğren, araştır, sor… İlim meclislerinin pervanesi ol!..
İlk hedefin, liyakat ve adalet sahibi olmak olsun. Adalet terazisinin doğru tutulduğu, makamların ehliyetli insanlara verildiği dünya yükselen ve huzurun olduğu dünyadır. Adalet terazisi bozuk olanlar Allah’a isyanda olan, torbaları parayla pulla dolanlardır...
Kula kul olma, Allah’ın emirlerinin kulu ve kölesi ol!.. İnsanın büyüklüğü kapısında durduğunun büyüklüğüyle bilinir. Kine, düşmanlığa, fitneciliğe, hırsa açık olan kapılardan “HAK” ışığı girmez. Toz, duman içinde yürümeye kalkanlar güzellikleri göremezler!
Devletine, milletine, ailene, yararlı olmaya niyet et!.. Aklını kullan ve çok çalış… Unutma!.. Başarı, başaracağım deyip ter dökenlerin arkasından koşan emeğin çocuğudur...
Aynanın karşısına geç ve kendini kontrol edip bak! Çirkin gösteriyorsa aynayı kırmaya kalkma; Ayna sana seni gösterir. Yüzündeki kirleri temizle bir de öyle bak, güzellikleri göreceksin!..
Dikkatli ol! Bugün Müslümanların tekbir getirerek birbirini niçin boğazladığını, kimlerin boğazlattığını ve kimlerin bundan menfaat sağladıklarını çok düşün ve ibret al.
Unutma! “Zehri altın kupada sunarlar.” Düşmanın tuzağını göremeyip tuzağa tutulan insanın, dalda asılı eti görüp, tuzağı görmeyen Kurt’tan, Çakal’dan ne farkı olur?
Sen sulhun ve huzurun yanında ol, barış savaştan üstündür… Savaş anlaşmanın bittiği yerde başlar… Savaş kardeşle değil, yabancılarla yapılır… Savaşların en kötüsü siyasetin çöplüğünde kardeşin kardeşle, vatandaşın vatandaşla yaptığı savaştır…
Son söz: Arkasına takılarak kurtuluş aradığınız insanları sözlerine göre değil, işlerine göre değerlendirin. Milletin parasını çarçur edenleri, adalet terazisini doğru tutmayanları, yandaşlık, yoldaşlık adına ülkeyi bölenleri gördüğünüzde “EĞRİ CETVELDEN DOĞRU ÇIKMAZ DEYİP” oradan uzaklaşın.
Bunun için hayat çizginizin km taşları olarak şeyh, hoca, hacı ve siyasi liderlerin dedikleri değil, Kuran ve hadisler olsun, yolunuzu ve yönünüzü insanlık değerleri ile belirleyin ne oldukları belli olmayanların dedikleri ile değil! Sağlık içinde kalın.
Turan Tok/ 30 Ağustos 2026 Kozköyü