18 Ocak 2026 - Pazar

DUYGUSAL OLGUNLUK(3.)

DUYGUSAL OLGUNLUK(3.)

Yazar - Murat Kaya
Okuma Süresi: 3 dk.
126 okunma
Murat Kaya

Murat Kaya

-
Takip EtGoogle News
Duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveynlerin
çocuklarına yaşattıkları :
Beni dinlediklerini sanmıyorum.
Ailemin dikkatini nadiren çektim.
Duygularıma,duyarlılıkları yoktu.
Ailemi,mutlu edemeyeceğimi hissettim.
Beni,anlamaya çalışmazlardı, genelde ben onları anlamaya
çalışırdım.
Açık ve dürüst iletişim kurmak zordu.
Özelime saygı gösterilmez, izinsiz müdahale edilirdi.
Söylediğim beğenilmez ise dinlemezlerdi.
Ailemin yanında kendimi daima suçlu, aptal,mahçup hissederdim.
Anne-babama karşı ifade edemediğim gizli bir öfke duyardım.
Çift taraflı,karşılıklı konuşulmazdı.
Duygusal olgunlukta olmayan ebeveynlerin çocukları ;
genellikle öfkelerini bastırıp, içselleştirirler.
Böylece kendilerini olumsuz zeminde eleştirme ve suçlama eğiliminde olurlar
İnsan,kendi duygularını anlamaya çalışmıyorsa hiç bir şey çözülmez.
Bu insanlar,başkalarının da duygularını anlamaya çalışmazlar.
Duygusal gereksinim; insanların takdir edilme, sevilme ve önemsenme gereksinimidir.
Duygusal emek de duygusal gereksinimleri anlamak ve karşılamak için beyni ve kasları kullanarak, "zaman-çaba-enerji"
harcamaktır.
Bireylerin duygusal gereksinimleri genellikle dile getirilmez,bilinmez ve bilinç altındadır.
Duygusal olarak olgunlaşmamış insanlar, başkalarının kendi problemleriyle ilgilenmelerini isterler ama faydalı önerileri kabul etmezler.
Duygusal olarak olgunlaşmamış insanlar, hatalarıyla yüzleşmekten kaçınırlar.
Oysa duygusal olgunluk içinde olan ebeveynler; çocuklarına duygularını tanıma yönünde yardımcı olur ve diğer duygularla nasıl başa çıkacaklarını ,öğrenmelerine destek olurlar.
Ebeveynlerden gelen iyi bir yansıtma, çocuğun eşsiz bir birey olarak algılandığını ve anlaşıldığını,önemsendiğini
hissetmesini sağlar.
Oysa duygusal olarak olgunlaşmamış ebeveynler, çocuklarının kendilerini mutlu edeceklerini varsayarlar.
Çocuklar kendi yaşamları ve ihtiyaçları ile ilgilenmeye başladıklarında bu durum o ebeveynlerde kaygı yaratır.
Duygusal olarak olgunlaşmamış insanlar, başkalarından istediklerini alabildiklerinde ve kendi istediklerine göre davranıldığında kendilerini
iyi hissederler.
Bu insanların çocuklarınin duygularına tahammülü yoktur.
SÖZÜN SONU...
Ailede ;sevgi bağı, anlayış, demokratik işlerlik,her aile bireyinin biricikliğine, fikrine, duygu ve düşüncelerine saygıylı ortam olmalıdır.
Ana-baba tutumlarında; söylem ve uygulamada tutarlı,ilkeli,hoş görülü ve anlayış içinde olmalıdır.
Ailede iş bölümü; "haklar ve sorumluluklar" ile bütünleyici olmalıdır.
Ana-baba, çocuk eğitimi konusunu ;sadece sınav notlarına yani akademik /bilişsel zekaya indirgemeden bunun yanında çocuğun duygusal olgunluk ve sosyal zeka gelişimini öncelikli ele almalı bu konuda emek vermelidir.
Ki çocukluk, insanın ana vatanıdır,(D.Cüceloğlu)ve çocuk sevgi ile büyür saygıyla kişilik kazanır ise
" çocuk eğitimi" konusunda sorumluluk alanların kendilerini iyi yetiştirmesi,
gerekir.
DUYGUSAL OLGUNLUK konusunda yeterli olup olmadığımızı ,samimi ve sahici ele almalı;eksiklerimizi tamamlayacı gayret içinde olmalıyız.
Duygusal olgunlukla kalınız...
 
Murat KAYA /Eğitimci
18.01.2026/KARS
#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları