11 Ocak 2026 - Pazar

İTİRAZ MI İTAAT MI?

İTİRAZ MI İTAAT MI?

Yazar - Murat Kaya
Okuma Süresi: 7 dk.
105 okunma
Murat Kaya

Murat Kaya

-
Takip EtGoogle News
 
İTİRAZ MI İTAAT MI?
Filozof Godwin:" İnsanın ilk görevi;davranış kalıplarından hiçbirini,sorgulamadan kabul etmemektir."der.
Hayatımızda yer tutan birileri bir yerlerde konuşurken, diğerleri susmak zorunda kalıyorsa orada bir düzen(!) vardır.
Düzen olmasın mı? Düzensiz yaşam olur mu? Sorularına farklı bakışlar ,sunulabilir.
İnsanı susturan,sorgulama hakkından uzak tutarak baskılayan,yok sayan," adı düzen" diye dikte edilen yapı masum olabilir mi? Kabul edilmeli midir?
Nerede ve hangi zamanede ve koşullarda olursa olsun (ailede/okulda/işte/işyerinde/hayatta/devlet yönetiminde/insan iletişiminde)içinde baskıyı barındıran; söylem,tavır, işleyişe karşı itaat mı edeceğiz ,yoksa itiraz hakkımızı mı kullanacağız?
Meselenin çözümsüzlüğü
ya da çözümü tercihimize bağlıdır.
Baskılar,zamanla kurala dönüşür ve giderek "normal" değerlermiş sonucuna varır.
Bu sonuçla oluşan düzen(!); insana,insan onuruna ,insan haklarına saygı duymaz ve düzenin çarkını elin de tutanların," güç erkine" dönüşür...
Ve güç erkine göre ,düzene uygun adım itaat eden insanlar yavaş yavaş hizaya sokulur.
Bu gerçekliği sadece emperyalizm ve faşizm zalimliği ile tanımlamak mümkünse de" -mış gibi davranan demokrat/aydın/çağdaş/sol-sosyalist/devrimci yapılarda da görmek mümkün maalesef. Bunun da sebebi itaat et,itiraz etme(!) zemini ve yaklaşımıdır.
Bu hizalanış ve itaat tavrı, ailede/okula/işyerinde/hayatta/STK/DKÖ/Sendika ve Siyasal Partilerde de yer bulunca toplumssl manada yönetenlere biatla, itaat et kültürü giderek ,alışkanlığa ve davranış kalıplarına evrilir.
Sonrası denir ki " düzen olmazsa, kaos olur." Tamam da kimin için bu düzen ?" Kaos diye makyajlanan ,"itaat etmek midir?"
İtiraz ettiğinde de "birilerinin düzeni ! " bozulduğundan, işine ve işleyişine gelmediği için ortalık karışmış oluyor.
Haksızlığa,hukuksuzluğa,
yokluğa,yoksuluğa,yalana,
talana,insan ve doğa katliamına,insan hakları ihlallerine,ulusların bağımsız varlıklarına karşı işgallerle yaratılan kan ve gözyaşına, karşı çıkmayarak;itaat mı edelim yoksa en yüksek perdeden itiraz mı edelim?
İtiraz edelim elbette...
Çünkü itiraz,insan ahlakının en ERDEMLİ temeli,yarınıdır.
Çünkü sorgulamayan hiç bir fikir,yapı ,işleyiş bil cümle düzen MEŞRU DEĞİLDİR...
Hesap vermeyen,hesap vermekten kaçınan, öz-değerlendirme ve öz-eleştiriden kaçan ve korkan; hiç bir birey/kurum/yönetim/işleyiş ve örgütsel yapı /hiç bir güç AHLAKLI OLAMAZ...
İnsanı,insan onurunu,insan haklarını,insanca yaşam hakkını küçülten,daraltan,yok sayıp ,yok eden;hiç bir düzen savunulmayı hak etmez.
Buna karşı durmak "itiraz etmekle" beraber,sorgulama kültürü ve bilincini gerektirir.
Bilinmelidir ki ADALET; bütün ahlaki değerlerin,görevlerin toplamıdır.
George Orwell:"kimsenin özgür olmadığı,güvende bulunmadığı ,hayatta kalmanın neredeyse imkansız
olduğu dünyada yaşıyoruz." diyor.Bu çercevede bize reva görülen ,hak etmediğimiz bir düzene itaat mı edeceğiz yoksa insan onuru ve ahlakına göre itiraz mı edeceğiz?
Yani dilsiz şeytan olmayıp, İNSAN olmak konusunda özgür ve bağımsız kişilikle, onurumuzla hayatımızda yer almalıyız.
Nietzche'ye göre iki tip insan var.
1.KENDİ İSTEKLERİNE GÖRE,
öncelik verenler.Bunlar kendi olmayı bilip, kimseden emir almaz,itaat etmez.İtiraz eder. Özgür düşünce ve davranışı önemser.
Haksızlığa,hukuksuzluğa direnir.Kollektif düşünür.
2.BAŞKALARININ İSTEKLERİNE uyanlardır. Eziktirler.İtaat ederler.-MIŞ gibi yaşarlar.
Her birimiz öncelikle; kendimizi sorgulamalı, kendimize itiraz hakkımızı kullanmalıyız ki YOL'umuzu aydınlatalım.
Önce kendi karanlığımızı aydınlatalım.
Biliyoruz ki itaat edenler köle haliyle ,kendi yaşamında kendisi olmadan, -mış gibi bulunup tükenir,yok olur veya yok edilirler...
Çünkü itaat edenler ve itaat bekleyenler; kendisiyle yüzleşmez ve giderek yüzsüzleşirler. Bedel ödemez,risk almazlar...
Boyun eğmeden ,egemenlerin buyruklarına ve yasaklarına uymadan yani itaat etmeden ;
Herkes için yaşanabilir bir dünya için;
İTİRAZ edenlere selam olsun.
 
11.01.2026/Davutlar
Murat KAYA/ Eğitimci-Yazar
 
 
 
 
#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Tüm Yazıları